Uzun bir ara vermemek lazım aslında:)
Bu dünyaya gireli pek fazla olması aslında ama planladığım ilginin oldukça gerisinde kaldım kendi açımdan yani:) aslında yazmam gereken çok fazla şey oldu birçok yer gördüm birçok yeni kültürle karşılaştım. bazen olmadı mı olmuyor işte :) yazamadım paylaşamadım anlatamadım....
An itibari ile başlıyoruz diyelim yine yeniden start veriyoruz efenim:)
Bundan sonraki yazılarımda sadece seyahat değil her şey olacak Yeni fark ettiğim merak ettiğim her şey...
Güzel bir hazırlıkla yeni yazım en kısa zamanda burada olacak
Göz atmayı unutmayın:)
nihAnda.....
16 Ağustos 2013 Cuma
25 Şubat 2013 Pazartesi
22 Şubat 2013 Cuma
İş iştir diyelim...
Ben turizmciyim:)
Yeri geldiğinde stresin tavan yaptığı yeri geldiğinde eğlencenin tavan yaptığı bir alandır turizm dünyası.Bende bir seyahat acentesinde acente müdürüyüm efenim:) Bizim işimiz hayal satmaktır.İnsanlara bazen hayatlarında hiç görmediği bir yeri ona yaşatmaya çalışarak anlatmaktır bazende görmedikleri bir oteli 5 kere gitmişcesine mübalağanın doruklarında anlatmaktır. Ben seyahat edecek olsam neleri duymak isterim öğrenmek isterim diye düşünerek karşımızdakine onu duyurur onu gösteririz.
E tabi insanlara bilgi verecek aşamaya gelmek kolay değil.Emek vermek gerek kendini geliştirmek,o eğitim senin bu eğitim benim gezmek görmek gerek. Bu sektördeki her arkadaşımız benim gibi veya benim gibiler kadar şanslı olmayabilir. Yurt içi yurt dışı gezerek görerek geçiyor benim ömrüm:) Bu durumda patronlarımızın da katkısı var hatta benim Patroniçemin beni nerelere göndereceğinin planlarını bir duysanız şirket sahibi benim zannedersiniz:) Sağ olsun var olsun gezmez gezdirir o derece meslek evladıyım ben onun:)
Birde bu dünyada öyle tatlı yolcularımız var ki sorduklarını,anlattıklarını duysanız,istediklerine şahit olsanız zaman zaman kendinizi jiletleme isteğini derinlerde bir yerde arzulayabilirsiniz:):) Küçük bir diyalog paylaşayım sizinle
Bir yolcumuz yurt dışı seyahatine gidecek;gitmek istediği yeri ne duymak istiyorsa o şekilde anlattım.Nerede yemek yesin , nereden alışveriş yapsın,nerede eğlensin aklınıza daha ne geliyorsa.... Bu kadar gırtlak patlattıktan sonra sevgili yolcum suratıma gayet ciddi bir ifade ile bakıp ''Böyle anlatıyorsunuz da siz gittiniz mi buralara? Kitaplardan mı ezberliyorsunuz?'' şeklindeki iki soru cümlesi beni yıktı yerle bir etti ve ben anlatımı yaparken yaklaşık 15 kere -ben buradan aldım -ben burada yemiştim -buraları gördüm muhteşemdi sizde bir görün isterim vb. gibi cümleler kurdum.Acaba konuşmamın nerelerini dinledi ve ne anladı:):) Bu kısmı hazmettim bir şekilde saygıdeğer yolcularımızın kayıt işlemlerini hallettik sıra geldi vize evraklarını kontrol etmeye. Kendisinin iletmiş olduğuna göre daha önce defalarca yurt dışına çıkış yapmış.İyi hoş evraklarını kontrol ettik hepsi tamam tek eksik olmazsa olmaz pasaport !!!Bu kısıma dikkat :) =>Pasaport yerine pasaportun tüm sayfalarının fotokopisi çekilmiş, orijinal boyutlarda tüm sayfalar kesilmiş ve itina ile bu sayfalar bir defter edası ile zımbalanmış.Yani hayal dünyasında kendine bir pasaport oluşturmuş. Şok olmuş bir suratla döndüm ve -orijinal pasaportunuzu alabilir miyim? dedim ve cevap : ''pasaporta ne gerek var?''.... Acaba şok mu geçirsem yoksa şaka yaptığı konusunda kendime bir uyarımı yapsam!
Yolcu: o kadar yurt dışına çıktım hiç pasaport vermedim ben
Ben : mümkün değil pasaportunuz olmadan ülke dışına çıkış yapabilmeniz(ufak bir gülümseme) belki hatırlayamadınız ama pasaport olmadan ülke dışına çıkamazsınız ... !!!
Yolcu: emin misiniz gerektiğine çünkü ben hiç vermedim.
Ben : Türkiye yada dünyanın herhangi bir ülkesinde de olsanız ülke sınırları dışına çıkabilmeniz için pasaportunuz ve gerekliyse vizenizin olması gerekir
Yolcu : Peki madem siz istiyorsunuz vereyim
Ben : ben istediğim için değil ülke dışına çıkışınız olabilmesi için bunu yapmanız gerekiyor başka bir alternatifiniz yok yani( kafamdan çıkan dumanlar olduğuna eminim.. )
Yolcu : ....... (derin bir sessizlik)
Ben bu diyaloğu yaşadığımda kısa bir süre olsa bile mesleği bırakmak aklımdan geçmedi değil:) Yinede azimliyim,işimi seviyorum ve sevgili yolcularımı her zaman seveceğim:):):)
Bu ve bunun gibi yüzlerce diyalog barındırıyorum anılarım arasında. Ara sıra paylaşacağım tabi ki:)
Bu arada 06/03/2013 te Almanya yolcusuyum resimlerim ve anlatmak istediklerim olacak :)
Tatil Aşkı ile.....
-nihanda-
Yeri geldiğinde stresin tavan yaptığı yeri geldiğinde eğlencenin tavan yaptığı bir alandır turizm dünyası.Bende bir seyahat acentesinde acente müdürüyüm efenim:) Bizim işimiz hayal satmaktır.İnsanlara bazen hayatlarında hiç görmediği bir yeri ona yaşatmaya çalışarak anlatmaktır bazende görmedikleri bir oteli 5 kere gitmişcesine mübalağanın doruklarında anlatmaktır. Ben seyahat edecek olsam neleri duymak isterim öğrenmek isterim diye düşünerek karşımızdakine onu duyurur onu gösteririz.
E tabi insanlara bilgi verecek aşamaya gelmek kolay değil.Emek vermek gerek kendini geliştirmek,o eğitim senin bu eğitim benim gezmek görmek gerek. Bu sektördeki her arkadaşımız benim gibi veya benim gibiler kadar şanslı olmayabilir. Yurt içi yurt dışı gezerek görerek geçiyor benim ömrüm:) Bu durumda patronlarımızın da katkısı var hatta benim Patroniçemin beni nerelere göndereceğinin planlarını bir duysanız şirket sahibi benim zannedersiniz:) Sağ olsun var olsun gezmez gezdirir o derece meslek evladıyım ben onun:)
Birde bu dünyada öyle tatlı yolcularımız var ki sorduklarını,anlattıklarını duysanız,istediklerine şahit olsanız zaman zaman kendinizi jiletleme isteğini derinlerde bir yerde arzulayabilirsiniz:):) Küçük bir diyalog paylaşayım sizinle
Bir yolcumuz yurt dışı seyahatine gidecek;gitmek istediği yeri ne duymak istiyorsa o şekilde anlattım.Nerede yemek yesin , nereden alışveriş yapsın,nerede eğlensin aklınıza daha ne geliyorsa.... Bu kadar gırtlak patlattıktan sonra sevgili yolcum suratıma gayet ciddi bir ifade ile bakıp ''Böyle anlatıyorsunuz da siz gittiniz mi buralara? Kitaplardan mı ezberliyorsunuz?'' şeklindeki iki soru cümlesi beni yıktı yerle bir etti ve ben anlatımı yaparken yaklaşık 15 kere -ben buradan aldım -ben burada yemiştim -buraları gördüm muhteşemdi sizde bir görün isterim vb. gibi cümleler kurdum.Acaba konuşmamın nerelerini dinledi ve ne anladı:):) Bu kısmı hazmettim bir şekilde saygıdeğer yolcularımızın kayıt işlemlerini hallettik sıra geldi vize evraklarını kontrol etmeye. Kendisinin iletmiş olduğuna göre daha önce defalarca yurt dışına çıkış yapmış.İyi hoş evraklarını kontrol ettik hepsi tamam tek eksik olmazsa olmaz pasaport !!!Bu kısıma dikkat :) =>Pasaport yerine pasaportun tüm sayfalarının fotokopisi çekilmiş, orijinal boyutlarda tüm sayfalar kesilmiş ve itina ile bu sayfalar bir defter edası ile zımbalanmış.Yani hayal dünyasında kendine bir pasaport oluşturmuş. Şok olmuş bir suratla döndüm ve -orijinal pasaportunuzu alabilir miyim? dedim ve cevap : ''pasaporta ne gerek var?''.... Acaba şok mu geçirsem yoksa şaka yaptığı konusunda kendime bir uyarımı yapsam!
Yolcu: o kadar yurt dışına çıktım hiç pasaport vermedim ben
Ben : mümkün değil pasaportunuz olmadan ülke dışına çıkış yapabilmeniz(ufak bir gülümseme) belki hatırlayamadınız ama pasaport olmadan ülke dışına çıkamazsınız ... !!!
Yolcu: emin misiniz gerektiğine çünkü ben hiç vermedim.
Ben : Türkiye yada dünyanın herhangi bir ülkesinde de olsanız ülke sınırları dışına çıkabilmeniz için pasaportunuz ve gerekliyse vizenizin olması gerekir
Yolcu : Peki madem siz istiyorsunuz vereyim
Ben : ben istediğim için değil ülke dışına çıkışınız olabilmesi için bunu yapmanız gerekiyor başka bir alternatifiniz yok yani( kafamdan çıkan dumanlar olduğuna eminim.. )
Yolcu : ....... (derin bir sessizlik)
Ben bu diyaloğu yaşadığımda kısa bir süre olsa bile mesleği bırakmak aklımdan geçmedi değil:) Yinede azimliyim,işimi seviyorum ve sevgili yolcularımı her zaman seveceğim:):):)
Bu ve bunun gibi yüzlerce diyalog barındırıyorum anılarım arasında. Ara sıra paylaşacağım tabi ki:)
Bu arada 06/03/2013 te Almanya yolcusuyum resimlerim ve anlatmak istediklerim olacak :)
Tatil Aşkı ile.....
-nihanda-
4 Şubat 2013 Pazartesi
Güzel günlerinizden bir tanesi de bugün olsun:)
Nedendir bilmem uzun zamandır cildim ile ilgili bir sorun yaşıyorum aslında cildim değil çene bölgesi sadece. Ergenlik döneminde yaşamadığım kadar sivilcelenme oluyor maşallah:) 2. ergenlik yaşıyorum sanırım:) Bu sorunu nasıl giderebilirim başlığı altında bir sürü yöntem denemeye çalışıyorum Peeling,buhar, yüz gözeneklerini rahatlatabilecek aromalı yağlar ne desem fazla bir sonuç alamıyorum Nemlendirici kremlerimi bile değiştirdim yok yok yok :) Sanırım Tanrı tarafından cezalandırıldım yada nazar değdi :) küçüklüğümden beri pürüzsüz cildim olduğunu söyler herkes Söyleyenler sağ olsun nazardan çatlattılar beni:)
En son dün akşam bir şey denedim ve ilk defa etkisinin olabileceğini hissettiren bir yöntem oldu Bunun etkisini gören çok fazla yakınım var. Sizinle de paylaşmak istedim. Gerekli olan malzemelerimiz **bal **aspirin **su...
Herhangi küçük bir tabak içerisine 1 aspirini koyup sadece aspirinin erimesine yardımcı olacak bir kaç damla suyu üzerine damlatıp çay kaşığı yardımıyla iyice ezelim . Toza yakın bir nevi balçık halini alan aspirin su karışımının üzerine 2 çay kaşığı bal ekleyip iyice karıştırıyor ve sorunlu gördüğümüz bölgeye sürüyoruz. Yaklaşık 10-15 dk bekledikten sonra ılık suyla yıkayalım. Bekleme sırasında karışımın minik kabarcıklar çıkardıklarına şahit olacaksınız korkmayın :):) aspirin etkisi:):) Ve sanırım dışarıdan bakanlar için kötü bir görünüme sahip fazla ortalıklarda dolaşmayalım :)
Öncelikle iyi bir nemlendirici olan bal cildi çok iyi bir şekilde temizleme özelliğine de sahiptir.Zaten günlük yaşamımızda kullandığımız bir çok ürün içersin de yer alır.Kremler,sabunlar,vücut losyonları vb. Hem doğal antibiyotik özelliği vardır hemde vitamin,mineral ve protein kaynağıdır.Cildi arındırır.Hücre yeniler.İçersin de katkı olmadan yüze sürülen bal birçok kremden daha etkilidir.Unutmuyoruz kullandığımız ballar doğal ve katkısız olmalı:) Biraz araştırdık mı benim yaptığımda içinde olmak üzere onlarca bal ile yapılan maske var
GÜZEL BİR CİLTLE GÜZEL GÜLÜŞLER OLSUN :):):)
nihAnda
1 Şubat 2013 Cuma
Arada bir yerde...
İTALYA - SİENA
Bende bir ara sokak merakı var :) Sebebi nedir henüz bulamadım. Nereye gitsem millet nerede büyük bina var ova çayır meşhur yapı var onu çeker bende en ıssız köşedeki ara sokaktayım. Sanki küçücük bir sokağa sığabilecek duygu ve yaşanmışlıktan daha fazlasını sığdırabiliyorum oralara... Farkında olmadan sayısız gizlilik alıyorum fotoğraf karelerime.
Mesela yukarıda İtalya-Floransa da hangi sokak olduğunu gırtlağımı kesseniz hatırlayamayacağım ara bir sokakta İstanbul umun simgesini buldum:) Bana kalsa ben bu fotoğrafla yılın en iyi fotoğraf sanatçısı ödülünü alırdım. Türklük damarlarım her daim harekettedir ,radarlarım her daim açıktır bize ait ne varsa çat yakalarım:)
Bende bir ara sokak merakı var :) Sebebi nedir henüz bulamadım. Nereye gitsem millet nerede büyük bina var ova çayır meşhur yapı var onu çeker bende en ıssız köşedeki ara sokaktayım. Sanki küçücük bir sokağa sığabilecek duygu ve yaşanmışlıktan daha fazlasını sığdırabiliyorum oralara... Farkında olmadan sayısız gizlilik alıyorum fotoğraf karelerime.
Mesela yukarıda İtalya-Floransa da hangi sokak olduğunu gırtlağımı kesseniz hatırlayamayacağım ara bir sokakta İstanbul umun simgesini buldum:) Bana kalsa ben bu fotoğrafla yılın en iyi fotoğraf sanatçısı ödülünü alırdım. Türklük damarlarım her daim harekettedir ,radarlarım her daim açıktır bize ait ne varsa çat yakalarım:)
Bu bey amcayı şehir olarak nerede yakaladığımı hatırlayamadım ama İtalya da olduğunu biliyorum. Toplasan günde 50 kişinin geçmediği bir sokakta bir başına sanatını icra ediyor bu yakışıklı bey:) Zaten bir bizim ülkemizde -N'apıyor bu adam burda deli midir nedir?? diyerek yadırganır bu faaliyetler Avrupa'nın her yerinde insanlar özgürce,sanat yada nasıl adlandırıyorlar ise içlerinden geçtiği gibi hareket edebiliyor. Hafiften bir özenme mi oldu ne :)
DAHASIDA VAR TABİKİ :) Ara ara tutup kolunuzdan sizi de taşıyacağım benim gizli sokaklarıma...
Görebildiğini göster:)
Sanırım Merhaba diyerek başlamalıyım:)
Bu dünyayı daha fazla merak ederek yaşayamayacağımı anlamış bulunmakla beraber bende geldim aranıza. Herkesin ilgi yoğunlukları farklıdır Bir şeyi veya bir faaliyeti daha az yada daha çok sevebiliriz biz sevgili insanlar:) bir sıralama vardır herkesin görünmeyen defterlerinde... Benim sıralamam oldukça değişik sanırım:) İlk olarak durduğum yerde uzun süre kalamıyorum sürekli yeni bir yer görme merakı var içimde,bir şey var beni gıdıklayan ''hadi gitsene hadi baksana koş koş koş bak orada'' diyen.... Ortalamalara göre biraz fazla seyahat ediyor olabilirim:) Mesleğim gereği yurt içi ve yurt dışı gezmelerim her an devam ediyor olacak!
Gezmeleri bir tarafa bıraktığım zamanlarda zamanımın çoğunu kitap okumaya ayırıyorum. Evde,arabada,iş yerinde veya otobüste hiç fark etmez.Elimden geldiğince elimde bir kitap bulundurmaya çalışıyorum.Odamın her kısmında bulunan kitaplarımın sayısını dahada çoklaştırmak için sıkı bir çaba sarf ediyorum :) Kardeşimle paylaştığım odada kitaplarımla birlikte özerkliğimi biraz daha genişletirsem sanırım kardeşim tarafından kapı önüne koyulabilirim :)
Fotoğraf:)
Birçok insanda olduğu ve olabileceği gibi fotoğraf çekmek saplantı halinde bende de. -Kuşu çekeyim -denizi çekeyim -aaa bak bulut ne güzel -Yuh artık!! bebeğin güzelliğini gördünüz mü? -dur dur dur sakın kıpırdama şuan süper görünüyosun.... gibi milyonlarca cümle kullanıyorum yaşamımda:) biliyorum bu halimle delirttiğim fazlaca insan var İlk önce bır bır edip amaan yine mi derler sonrada gönder o fotoğrafı bana diye gırtlağıma yapışırlar:) Uçuk şekilde profesyonel olduğumu asla iddia etmiyorum ama var bende bir cevher onu biliyorum :D
Son olarak garip bir tutku olsa da renkleri ne olursa olsun Oje Oje Oje:) bayılırım gök kuşağı gibi her rengi parmaklarımda sergilemeye...Şükürler olsun Allah özenerek vermiş tırnaklarımı :):):) O kadar çok oje alıyorum ki daha önce aldığım rengi unutup yeniden aldığım çok olmuştur Bu durumdan memnun olan ufaklıklar var etrafımda ; aynı olanlar onlara hediye ediliyor tabi:)
Veee veee veee dersek yazabilecek birikmiş o kadar çok şey var ki aslında biraz bugünden biraz dünden yazarak bende içimi dökeyim birilerine:)Bir şey veya birileri sebep oldu burada olmama bilmiyorum ne yazarım ne çizerim ama garip bir heyecana sahibim :)
Biraz gezmelerden,biraz okunan kitaplardaki sihirli kelimeler ve sihirli harflerden, biraz benim gözümdeki fotoğraf karelerinden birazda ojelerimde olan renklerin sihrinden konuşuruz
YENİDEN MERHABA:)
nihAnda
Bu dünyayı daha fazla merak ederek yaşayamayacağımı anlamış bulunmakla beraber bende geldim aranıza. Herkesin ilgi yoğunlukları farklıdır Bir şeyi veya bir faaliyeti daha az yada daha çok sevebiliriz biz sevgili insanlar:) bir sıralama vardır herkesin görünmeyen defterlerinde... Benim sıralamam oldukça değişik sanırım:) İlk olarak durduğum yerde uzun süre kalamıyorum sürekli yeni bir yer görme merakı var içimde,bir şey var beni gıdıklayan ''hadi gitsene hadi baksana koş koş koş bak orada'' diyen.... Ortalamalara göre biraz fazla seyahat ediyor olabilirim:) Mesleğim gereği yurt içi ve yurt dışı gezmelerim her an devam ediyor olacak!
Gezmeleri bir tarafa bıraktığım zamanlarda zamanımın çoğunu kitap okumaya ayırıyorum. Evde,arabada,iş yerinde veya otobüste hiç fark etmez.Elimden geldiğince elimde bir kitap bulundurmaya çalışıyorum.Odamın her kısmında bulunan kitaplarımın sayısını dahada çoklaştırmak için sıkı bir çaba sarf ediyorum :) Kardeşimle paylaştığım odada kitaplarımla birlikte özerkliğimi biraz daha genişletirsem sanırım kardeşim tarafından kapı önüne koyulabilirim :)
Fotoğraf:)
Birçok insanda olduğu ve olabileceği gibi fotoğraf çekmek saplantı halinde bende de. -Kuşu çekeyim -denizi çekeyim -aaa bak bulut ne güzel -Yuh artık!! bebeğin güzelliğini gördünüz mü? -dur dur dur sakın kıpırdama şuan süper görünüyosun.... gibi milyonlarca cümle kullanıyorum yaşamımda:) biliyorum bu halimle delirttiğim fazlaca insan var İlk önce bır bır edip amaan yine mi derler sonrada gönder o fotoğrafı bana diye gırtlağıma yapışırlar:) Uçuk şekilde profesyonel olduğumu asla iddia etmiyorum ama var bende bir cevher onu biliyorum :D
Son olarak garip bir tutku olsa da renkleri ne olursa olsun Oje Oje Oje:) bayılırım gök kuşağı gibi her rengi parmaklarımda sergilemeye...Şükürler olsun Allah özenerek vermiş tırnaklarımı :):):) O kadar çok oje alıyorum ki daha önce aldığım rengi unutup yeniden aldığım çok olmuştur Bu durumdan memnun olan ufaklıklar var etrafımda ; aynı olanlar onlara hediye ediliyor tabi:)
Veee veee veee dersek yazabilecek birikmiş o kadar çok şey var ki aslında biraz bugünden biraz dünden yazarak bende içimi dökeyim birilerine:)Bir şey veya birileri sebep oldu burada olmama bilmiyorum ne yazarım ne çizerim ama garip bir heyecana sahibim :)
Biraz gezmelerden,biraz okunan kitaplardaki sihirli kelimeler ve sihirli harflerden, biraz benim gözümdeki fotoğraf karelerinden birazda ojelerimde olan renklerin sihrinden konuşuruz
YENİDEN MERHABA:)
nihAnda
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



