22 Şubat 2013 Cuma

İş iştir diyelim...

Ben turizmciyim:)
Yeri geldiğinde stresin tavan yaptığı yeri geldiğinde eğlencenin tavan yaptığı bir alandır turizm dünyası.Bende bir seyahat acentesinde acente müdürüyüm efenim:) Bizim işimiz hayal satmaktır.İnsanlara bazen hayatlarında hiç görmediği bir yeri ona yaşatmaya çalışarak anlatmaktır bazende görmedikleri bir oteli 5 kere gitmişcesine mübalağanın doruklarında anlatmaktır. Ben seyahat edecek olsam neleri duymak isterim öğrenmek isterim diye düşünerek karşımızdakine onu duyurur onu gösteririz.
E tabi insanlara bilgi verecek aşamaya gelmek kolay değil.Emek vermek gerek kendini geliştirmek,o eğitim senin bu eğitim benim gezmek görmek gerek. Bu sektördeki her arkadaşımız benim gibi veya benim gibiler kadar şanslı olmayabilir. Yurt içi yurt dışı gezerek görerek geçiyor benim ömrüm:) Bu durumda patronlarımızın da katkısı var hatta benim Patroniçemin beni nerelere göndereceğinin planlarını bir duysanız şirket sahibi benim zannedersiniz:) Sağ olsun var olsun gezmez gezdirir o derece meslek evladıyım ben onun:)
Birde bu dünyada öyle tatlı yolcularımız var ki sorduklarını,anlattıklarını duysanız,istediklerine şahit olsanız zaman zaman kendinizi jiletleme isteğini derinlerde bir yerde arzulayabilirsiniz:):) Küçük bir diyalog paylaşayım sizinle
      Bir yolcumuz yurt dışı seyahatine gidecek;gitmek istediği yeri ne duymak istiyorsa o şekilde anlattım.Nerede yemek yesin , nereden alışveriş yapsın,nerede eğlensin aklınıza daha ne geliyorsa.... Bu kadar gırtlak patlattıktan sonra sevgili yolcum suratıma gayet ciddi bir ifade ile bakıp ''Böyle anlatıyorsunuz da siz gittiniz mi buralara? Kitaplardan mı ezberliyorsunuz?'' şeklindeki iki soru cümlesi beni yıktı yerle bir etti ve ben anlatımı yaparken yaklaşık 15 kere -ben buradan aldım -ben burada yemiştim -buraları gördüm muhteşemdi sizde bir görün isterim vb. gibi cümleler kurdum.Acaba konuşmamın nerelerini dinledi ve ne anladı:):) Bu kısmı  hazmettim bir şekilde saygıdeğer yolcularımızın kayıt işlemlerini hallettik sıra geldi vize evraklarını kontrol etmeye. Kendisinin iletmiş olduğuna göre daha önce defalarca yurt dışına çıkış yapmış.İyi hoş evraklarını kontrol ettik hepsi tamam tek eksik olmazsa olmaz pasaport !!!Bu kısıma dikkat :) =>Pasaport yerine pasaportun tüm sayfalarının fotokopisi çekilmiş, orijinal boyutlarda tüm sayfalar kesilmiş ve itina ile bu sayfalar bir defter edası ile zımbalanmış.Yani hayal dünyasında kendine bir pasaport oluşturmuş. Şok olmuş bir suratla  döndüm ve -orijinal pasaportunuzu alabilir miyim? dedim ve cevap : ''pasaporta ne gerek var?''.... Acaba şok mu geçirsem yoksa şaka yaptığı konusunda kendime bir uyarımı yapsam!

Yolcu: o kadar yurt dışına çıktım hiç pasaport vermedim ben
Ben   : mümkün değil pasaportunuz olmadan ülke dışına çıkış yapabilmeniz(ufak bir gülümseme) belki hatırlayamadınız ama pasaport olmadan ülke dışına çıkamazsınız ... !!!
Yolcu: emin misiniz gerektiğine çünkü ben hiç vermedim.
Ben   : Türkiye yada dünyanın herhangi bir ülkesinde de olsanız ülke sınırları dışına çıkabilmeniz için pasaportunuz ve gerekliyse vizenizin olması gerekir
Yolcu : Peki madem siz istiyorsunuz vereyim
Ben    : ben istediğim için değil ülke dışına çıkışınız olabilmesi için bunu yapmanız gerekiyor başka bir alternatifiniz yok yani( kafamdan çıkan dumanlar olduğuna eminim.. )
Yolcu : ....... (derin bir sessizlik)

Ben bu diyaloğu yaşadığımda kısa bir süre olsa bile mesleği bırakmak aklımdan geçmedi değil:) Yinede azimliyim,işimi seviyorum ve sevgili yolcularımı her zaman seveceğim:):):)

Bu ve bunun gibi yüzlerce diyalog barındırıyorum anılarım arasında. Ara sıra paylaşacağım tabi ki:)
Bu arada 06/03/2013 te Almanya yolcusuyum resimlerim ve anlatmak istediklerim olacak :)

Tatil Aşkı ile.....

-nihanda-




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder